1 Kasım 2009 Pazar
Bırak acıyan kalbinle bana bakmayı, düşlerini bırak başka kadınlar süslesin. Bir sis gibi, geldiğin gibi git...
Fırsatçı hayallerin peşinde koş, sadece bir hayal ol, daha önce kimse için olmamış gibi...
Seni dizginleyen ne varsa bu evde bırakıp gittin, kirli, umursamaz bir yalnızlıkla başka bedenlere dokun, kendini unut şehrin ışıkları altında.
Hiçbir zaman istediğin mutluluğa erişemeyeceksin sen, bencil adam...
Sana her dilde teşekkür ediyorum ki aradaki ruh uçurumunu kapatalım.
Fırsatçı hayallerin peşinde koş, sadece bir hayal ol, daha önce kimse için olmamış gibi...
Seni dizginleyen ne varsa bu evde bırakıp gittin, kirli, umursamaz bir yalnızlıkla başka bedenlere dokun, kendini unut şehrin ışıkları altında.
Hiçbir zaman istediğin mutluluğa erişemeyeceksin sen, bencil adam...
Sana her dilde teşekkür ediyorum ki aradaki ruh uçurumunu kapatalım.
25 Ekim 2009 Pazar
Şimdi nasıl güzel dokunuyorsundur o kadına, çekiyorsundur kokusunu içine.
İçkinin yarısını onunla paylaşıyorsundur, o içten cümlelerinin hepsini anlamasını bekliyorsundur.
Pencereler açık seni bekliyorum bense burda. Gördüğüm her rüyadan kafamı kesmek isteyerek uyanıyorum. Uzak bir evde kalbini açıyorsundur o kadına şimdi, nasılda heyecanla ve inanamamış bir şekilde. Gözlerin uyurken bile büyüktür hala, rüyaların savruk...
Ellerin güzeldir hala dokunurken, nasıl heyecanla arıyorsun o gittikten on dakika sonra onu kim bilir. Beğendiği birşeyi alıp sürpriz yapıyorsundur sadece gülüşünü görebilmek için. Ona da dokunuyorsundur o şarkıda, gözlerini kapatıp yeni bir rüya görüyorsundur. Kalbin hızla atıyordur bedenleriniz değince birbirinize. Sadece seni bekliyordum diyorsundur ona da belki...
Onun da bi mucize olduğuna inanıyorsundur, bu son olsun diyorsundur. Hasta olduğunda yemek yapıyorsundur kendine bile yapmazken. Hayat akıp giderken ve kaybedeceğin şeyler varken onun da yanından kalkıp gitmek istemiyorsundur. Kan geliyordur kulaklarından o adını söylediğinde. Dünyanın en güzel sesinin onda olduğuna inanıyorsundur. Son kez sarılamadığın için ona, pişman oluyorsundur. O ağlarken gözyaşlarını siliyorsundur belki... ''Ne kadar güzelsin, sen en güzelsin'' diyordundur ona. Kalbine dokunuyor şimdi o senin, bense pencerelerim açık, soğuktan ölme pahasına seni bekliyorum hala...
İçkinin yarısını onunla paylaşıyorsundur, o içten cümlelerinin hepsini anlamasını bekliyorsundur.
Pencereler açık seni bekliyorum bense burda. Gördüğüm her rüyadan kafamı kesmek isteyerek uyanıyorum. Uzak bir evde kalbini açıyorsundur o kadına şimdi, nasılda heyecanla ve inanamamış bir şekilde. Gözlerin uyurken bile büyüktür hala, rüyaların savruk...
Ellerin güzeldir hala dokunurken, nasıl heyecanla arıyorsun o gittikten on dakika sonra onu kim bilir. Beğendiği birşeyi alıp sürpriz yapıyorsundur sadece gülüşünü görebilmek için. Ona da dokunuyorsundur o şarkıda, gözlerini kapatıp yeni bir rüya görüyorsundur. Kalbin hızla atıyordur bedenleriniz değince birbirinize. Sadece seni bekliyordum diyorsundur ona da belki...
Onun da bi mucize olduğuna inanıyorsundur, bu son olsun diyorsundur. Hasta olduğunda yemek yapıyorsundur kendine bile yapmazken. Hayat akıp giderken ve kaybedeceğin şeyler varken onun da yanından kalkıp gitmek istemiyorsundur. Kan geliyordur kulaklarından o adını söylediğinde. Dünyanın en güzel sesinin onda olduğuna inanıyorsundur. Son kez sarılamadığın için ona, pişman oluyorsundur. O ağlarken gözyaşlarını siliyorsundur belki... ''Ne kadar güzelsin, sen en güzelsin'' diyordundur ona. Kalbine dokunuyor şimdi o senin, bense pencerelerim açık, soğuktan ölme pahasına seni bekliyorum hala...
23 Ekim 2009 Cuma

Sen uyurken bir gece, ben dünyanın uzak bir yerine gidiyor olacağım. Yalanlarınla beslediğin boş bedenini başka kadınlara emanet edeceğim. Belki döneceğim geri, belki başka bir rüyaya gireceğim. Uzaklaştıkça senden daha da sana karışacağım. Anlamazsın boş bakışları, boş cümleleri, başkasının dokunduğu teni. Yalnızca kendin için yaşıyorsun. Bilmiyorsun kelimelerin gerçek anlamlarını, kafana göre hikayeler yaratıyorsun. Kaçmak istiyorsun bizden, başkalarına dokunuyorsun. Sen herşeye olan inancımı alıp götüren adam, bir hayat borçlusun bana.
19 Ekim 2009 Pazartesi
14 Ekim 2009 Çarşamba
13 Ekim 2009 Salı
Bir anlaşma imzaladık seninle, kanlarımızı akıttık. Sesin çok tiz çıkıyor sevgili, kalan artıklarını yıkayarak çıkarmaya çalışıyorum. Nereye gitsem beynim benimle geliyor. Sivilcelerimi sıkıyorum, içinden senin kalbin çıkıyor.
Ruh öküzüyüz biz, kaçıyoruz, biliyoruz ki kaçtıkça zevk alacağız birbirimizden. Sen çıkarıp silahını beni vuruyorsun, acıyan gözlerle bakıyorum ben sana. Benliğimi belki alabilirsin benden ama benliğin hazine sandıklarımda gizli, arama bir daha...
Ruh öküzüyüz biz, kaçıyoruz, biliyoruz ki kaçtıkça zevk alacağız birbirimizden. Sen çıkarıp silahını beni vuruyorsun, acıyan gözlerle bakıyorum ben sana. Benliğimi belki alabilirsin benden ama benliğin hazine sandıklarımda gizli, arama bir daha...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)