10 Ağustos 2009 Pazartesi

Hayatıma getirdiğin legal yalanarla uyanıyorum her sabah. Gözlerimi nereye saklayacağımı bulamıyorum ağladığımı görme diye. İki küçük çocuk olabilirdik, oynamayı öğrenebilirdik, yarım kalmamayı öğrenirdik... Yetersizlik duygusunun omuzlarıma bindirdiği yükü taşıyacak ayakarım çoktan gitmişler. Ne zaman güzel bir cümle kursam içimdeki siyah boşlukta boğuluyorum. Her gidişimde evime geri dönüyorum. Aklımın almayacağı aşklara kalkışıyorum, ben artık kendimi tanımıyorum.
Yatağım tek kişilik oldu, yeniden...

2 Ağustos 2009 Pazar

Geldiğimde huzurluydum, gülüyordum üstelik. Zamanla yürümeyi öğrendim, sonra düşmeyi, kimse tutmadı elimden. Kimi sevsem kalbi elimde kaldı. Yeni yolları vardı, başka insanları, yer edinemedim hayatlarında. Kime kendimi versem değersizliğimi hatırlattı bana, evrende bir toz olduğumu... Çok düşündüm, çok ağladım, çok yoruldum. Ben vardım, kimse yoktu odamda.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Kumsalın güneşi doğurduğu yerde tırnağım gizli.

4 Temmuz 2009 Cumartesi


Sesim bana geri dönüyor yine.
Kolay olan şeyler milyonlarca kilometre uzağımda.
Bir hikaye yaratmak istedim kendime, kahramanlarım yine başka rüyalara gittiler.
Gitmek çok şeyi kabullenmektir.
Ben kalan oluyorum, kendimi kabullenemiyorum.

25 Haziran 2009 Perşembe

Doğruyu bulamıyorum bu gece.
Tüm bakirliğinle gelseydin keşke bu kadar kirlenmeseydi gecelerimiz.
Sonra girdim o kapıdan, girmeseydim...
Silebilseydim sana yazdığım cümleleri, yanındakini silebilseydim.
Gidebilseydim çok uzak bir hikayeye, seni tanımadan hayal edebilseydim.
Sonra çıktım o kapıdan, çıkmasaydım.
Kıvrılıp yatsaydım uçuşmayı öğrenememiş saçlarına.
Bilebilseydim, hikayenin sonunu, hiç gelmeseydim.
Bir kitap yazabilseydim hayatınla ilgili ama hayatını hiç bilmeseydim.