25 Haziran 2009 Perşembe

Sonra girdim o kapıdan, girmeseydim...
Silebilseydim sana yazdığım cümleleri, yanındakini silebilseydim.
Gidebilseydim çok uzak bir hikayeye, seni tanımadan hayal edebilseydim.
Sonra çıktım o kapıdan, çıkmasaydım.
Kıvrılıp yatsaydım uçuşmayı öğrenememiş saçlarına.
Bilebilseydim, hikayenin sonunu, hiç gelmeseydim.
Bir kitap yazabilseydim hayatınla ilgili ama hayatını hiç bilmeseydim.

18 Haziran 2009 Perşembe


Yaklaşma!
Sen başka birisin, o değilsin, kimse değilsin.
Adımların bile tanımadığın bir kadın için.
Sıcak ellerin vücuduma değmesin, sen yakıcılığın kendisisin.
İstemiyorum sıcaklığını, istemiyorum hayallerini, istemiyorum geleceğini.
Sen başka birisin, ulaşamayacağın yalnızlıkta yaşıyorum ben.
Cümlelerim havada kalıyor seninle konuşurken.
Yaklaşma!
Benim diğer yarım değilsin sen.
İstemiyorum damarlarında gezdirdiğin alkolü, beni.
Sen başkalarının bahçesinin objesisin.
Yaklaşma!
Bir adım daha atacak yer kalmadı kaldırımlarda.

14 Haziran 2009 Pazar

Çıplak kalmak için soyunmadım, sadece acılarımı üzerimden attım.
İzlerini vücudumun en ücra köşelerinde saklıyorum, hoyrat eller gelip kapatmasın diye.

8 Haziran 2009 Pazartesi

Yıkılamayan duvarlar altında yarısı çıkmış ojelerimi öpüyorum. Duvarlarda bir birsilinmiş güzel çocukların yüzleri var. Kırmızı rengin silemediği bir geçmişe sahibim. Yollar uzak, yollar uzun, yollar sana çıkmıyor. Buz dolabında sakladığın, henüz kokuşmamış şehirlerine ulaşamıyorum. Atamadığım rüyalarım var görmekten korktuğum. Kendini yineleyen cümlelerim posta kutumda yenmeyi bekleyen. Uçurumun kenarında yeni kararlar alan saçlarım var. Uçurtmalarımın iplerini sakın bırakma, nereye gideceklerini bilmiyorlar.
Kirli sepetime atacağım hayatımdaki herkesi. Üzerine basacağım düşlerimin. Kırık bir ayna bırakacağım olmadığın zamanlarda yaşadıklarımı görmen için. Görmeyeceğim gecelerin ne kadar güzel olduğunu. Al bozukluklarımı cüzdanım boşalsın.

25 Mayıs 2009 Pazartesi

En son bu kentte olacak yaşanmışlıklarım. Gölgem beni bu şehirden başlayarak takip edecek. Anılarımın anlam kazandığı yerdeyim, hayata nereden başladığımı görebiliyorum. Burada gördüm en son beni ne kadar çok sevdiğini, ardından yittik, gittik...
Çocuktum, büyüdüm. İnsanlar girdi hayatıma, silemedim. Gittikçe geri geldim. Küçük ekrana sığmadı yaşadıklarım, kırmızı tuşa bastım, başa sardım. Her başa sarışımda beni biraz daha incittin. Kaçırdığım her kareyi yeni baştan izledim. Böyle olsun istemedim, istemedin. Belki de istedin...
İstemiş olmalıydın, boş bakışlar edindin kendine, tanıyamadım.
Kaç kişi başladık hayata, benden başka kim kaldı...
Bu gece son gecem burada, yeni anılar oluşturdum kendime kimsenin erişemeyeceği. İsteseydin eğer yıldızlar da bizim olurdu kimsesizlikte...
Geri döneceğim, hem de çok yakın zamanda. Şu anın anılarını izleyeceğim bu defa, bir kere daha ağlayacağım geçmiş için. Sen görmedin, görmeyeceksin.