12 Nisan 2009 Pazar

İlk aşık oluşumdu, sen vardın. Sonra ağlamaya başladım, sen vardın.
Yalnız kaldım kurtulamadım, sen vardın. Saçlarımı savurdum, sen vardın. Kendi krallığımı kurdum, sen vardın. İlerleme kaydettim hayatımda, sen vardın. Sessiz sokaklarda yürüdüm, sen vardın. Elimi hiç bırakmadın. Kaçmayı düşünürken yine sen vardın. ''Gitme'' demek için sen vardın. Oturdum denizi izledim, başucumdaydın. Seni bırakıp gidemedim. Sonra rüya gördüm, içinde hep sen vardın. Sen benim yaşanmışlıklarımsın. Sen ne güzel kokuyorsun İstanbul.

2 Nisan 2009 Perşembe


Beni kalbinde değil boxerında taşıyan erkeklerden sıkıldım.

1 Nisan 2009 Çarşamba


Bir varmış bir yokmuş. Kız birgün bir düş görmüş. Bu düşü melekler koruyormuş. Dünya'ya kötülük inmiş. Kız sadece uyumuş. Uzak iklimlerden hikayeler edinmiş kendine. İnsanları mutlu etmeye çalışmış. Gördüğü düşe davet etmiş hepsini. İnsanlar mutluluğu reddetmiş. Kirli bir dünya yaratmışlar kendilerine. Kız tek başına kalmış. Meleklerin korumasını reddetmiş sonra. Kötü dünyaya adımını atmış. Diğerleri gibi olması gerektiğini anlamış yaşayabilmek için. Çok kirletmişler kızın ruhunu. Yıkandığı hiçbir nehir temizleyememiş. Kız toplamış ruhuna ait ne var ne yoksa. Kendini başka bir dünyaya kapatmış. Bu masalda mutlu bitememiş.

31 Mart 2009 Salı


Beklemediğim bir ''an'' da karşıma çıktınız. Tanıdık geldi yüzünüz. Yorulmuş gibiydiniz. ''Oturabilir miyim?'' dediniz. Ben biraz utangaç baktım yüzünüze. Siz gülümsediniz. Sakince oturdunuz yanıma. Konuşacak birşeylerimizin olup olmadığını merak ettim ben, siz sakince ''merhaba'' dediniz. Kalbim hızla atmaya başladı, ''merhaba'' dedim utanarak. ''Yabancısıyım'' dediniz, ''buralardan değilim''. ''Ben bu dünyadan değilim'' dedim, gülümsediniz. Yavaşça tanıyacaktınız beni, çok hızlı unutacaktınız. Bir düşün içine düştüm sonra ben. Uyanmak istemedim, öldüm...

29 Mart 2009 Pazar

''Bak'' dedi, bak bana ve gör acılarımı...
Baktım, fakat bir insan nasıl görebilir ki başkalarının acılarını?

26 Mart 2009 Perşembe

Kaplumbağa, kedi ve hatırlayamadığım bir nesne daha. Güzel bir gündü...
Çok net olmasa da hatırlıyorum yaşananları. Mutluyduk, gülüyorduk, güzel şeyler yaşayacağımızı sanıyorduk. Düşünülen gibi olmadı hiçbir şey. Yavaşça gelişti olaylar, kopmalar başladı. İnsan hissediyor biteceğini birşeylerin. Birbirimizin hayatlarını uzaktan izlemeye başladık. Mutluydun sanki, hayatın yolunda gidiyordu. Bilmediğim bir dışlanmışlığa sürüklendim ben. Her gece güneşin doğuşunu beklemekle geçmeye başlamıştı. Baktığım hiçbir yüzde sen yoktun. Daha önce görmediğim şehirlere gitme isteği vardı içimde. Beni tanımayan insanlara kendimi çok farklı tanıtmak istiyordum. Geçmişimi bilmeyeceklerdi. Ben unutacaktım kim olduğumu ve nereden geldiğimi. Ama olmadı, bu sokakları, bu şehri bırakıp gidemedim. Hayatıma müdahele edemiyordum artık. Yapılan bütün haksızlıklara kayıtsız kalıyordum. Çok şey değişti senden sonra, anlatamadım. Kulaklarını tıkadın benim hayatıma. Ben farklı insanlara doğru savruldum. Diğer hayatları merak ettim, karışabilecekler mi senin kadar bana diye.
Çocukluğumu özler oldum. Geriye dönebilseydim, cenin olabilseydim yeniden, seni bir kere daha tanıyabilecektim. Saatlerce yazabilirim hissettiklerimi cümle cümle, fakat herhangi birinin anlayabileceğini sanmıyorum. Sen de kapatmışsındır muhtemelen gözlerini yaşadıklarıma ve hissettiklerime. Kendimce oyunlar oynuyorum, uzaktasın ve geleceksin diyorum. Kapılardan giriyorum, kapılardan çıkıyorum. Görmek istediğimi görene kadar yolculuk yapmak istiyorum. Söylenen şarkılar, yazılan şiirler yalan geliyor bana. Cümlelerim dökülüyor dudaklarımdan, senin bana öğrettiklerin. Birtek onlar kalmış. Şimdi dönüp bakıyorum da arkama, o kapıdan giderken kimse yok yamında.

25 Mart 2009 Çarşamba


Küçük bir sır sakladım içime, yüzümden okunacak diye korkuyorum.
Daha birçok şeyden korkuyorum; insanlardan korkuyorum, kırılacak düşümün kalmamasından korkuyorum...
Dehlizlerde gizliyorum ellerimden kayıp gitmesin diye küçük hayellerimi.
Bükülmüş kağıtlar var masamda, kendini kanıtlamaktan korkan.
Yarım kalmış eskileri kullanmıyorum hayallerin ölür diye.
Kal istiyorum içimde, ömrüm boyunca görebileceğim en masum insan şeklinle.
Korkutuyor beni okuduğum her kitap, her öğrendiğim yeni şey korkutuyor...
Hatalar yapıyorum, kendimi affedemiyorum.
Dışarıdan görünen insan değilim ben.
İçimde kocaman bir dünya besliyorum.
Beni kimse tanımıyor...